2008 model Boran'lı ailemize bir de 2012 model Kaan eklendi.İyi ki de eklendi.Annelik babalık denen duygu nasıl bir şeydir aynı anda insan kalbine her evladının sevgisini nasıl sığdırır öğrendik.Bebek kokusunu özlemişiz meğerse.Uykusuz geceler,yersiz endişelerde olmasa keyfimize diyecek olmazdı.Amaa...Lohusalık sendromu peşimi bırakmadı yine.Dayanamadım ikinci bir yüke.Benle bu yükü annem sırtlandı sağ olsun.Buda ispatladı ki insanın evladı aslında hiç büyümüyor.Bu sorumluluk anne baba olduğun andan ölene kadar bitmiyor.Artarak veya azalarak devam ediyor.Canlarının sağlığına dua edip her türlü eziyetlerine katlanıyorsun.
Boran; kardeş kıskançlığını olgunlukla yaşıyor.Çaktırmadan alttan alttan küçük kaaan sen nerden geldin diyerek aslında belli ediyor.Benim kalbimde sızım her zamanki gibi.Onun iyi yetişmesini öyle çok istiyorum ki.Hiçbirşey ona zarar vermesin derken bazen ben zarar veriyorum belkide.4.yaşını kutladık,abi oldu tam çocuk oldu.Birde evden ayrıldı ilk defa biz olmadan ev dışında bu gece.Dede ve anneannesiyle.Dedenin ağzı kulaklarında onlarla yaylaya gitti diye.Gitmem lazım büyük mavi evde bizim evimiz dedi.Giysilerimi almaya geldim hazırlayalım gideceğim dedi ve gitti....Büyüdü bensiz bizsiz olmak istemeye başladı.Korkuyormuyum?Evet.....
Kaan;Küçük kuzum.Mis kokulu beyaz bebeğim.Uyumadığı geceler hariç sıkıntı yaratmayan bebeğim.Gece boyunca uyuyan bir bebek olursa diye adak adadığım bebek.Bir bakmışız sende bizsiz biyerlere gitmişsin...
2 Haziran 2012 Cumartesi
1 Mart 2012 Perşembe
Neredeyse 1 sene geçmiş en son yazımın ardından.Neler yaşandı neler.Boran hızla büyüdü büyüyor.Birde kardeş bekliyor.Yaklaşık bir ay sonra aramıza katılacak,tıpkı Boran'a benzeyen bir erkek kardeş.Ben öyle karmaşıktım ki geçen zaman içinde,anlatmaya başlasam bitmez.Yine sorunlu bir hamilelik,hastalıklar ve hatta hastahanede yattığım günler oldu.Duygularımda karmaşık.İkinci bir çocuk,hamilelikle beraber işi bırakıp evde olmak,çok özlediğim oğlumla nasıl vakit geçiririm de ona verimli olurum düşünceleri.Mümkün olduğunca Boran'ı gezdirmeye onla oyun oynamaya el işleri yapmaya çalıştım.Çalıştığım günlerin acısını çıkarmaya uğraştım.Zaman zaman çok bunaldım.İnsanın sağlığı yerinde olmayınca hiç bir şey olmuyor.Doğumdan sonrada bebeğin bakımı çok vakit alacak.Umarım yetişebilirim ve güzel günler görürüz.
Deha'da ise epeyce ilerlemeler var.Az kaldı hissediyorum çok daha iyi olacak....
30 Haziran 2011 Perşembe
Boran 3 yaşında
Çook gecikmiş bir yazı bu.Tarihi geriye ayarlayıp ekleyebilirim siteye ama yapmıyorum.Ne zaman yazdığımı ilerde Boran okuduğunda bilsin istiyorum.Öncelikle oğluma doğum günü mesajım;
"Canım oğlum, bir tanecik bebeğim,hayatıma anlam katan güzellik.Benimle olduğun bu 3 yıl boyunca her gün şükür sebebim oldun.Bir insanı bir insan ne kadar çok sevebilir bunu öğrettin.Hayatıma neşe kattın.Yaptığım en güzel şeysin ve iyi ki geldin aramıza.Nice mutlu yaşlara,neşeyle,huzurla,sağlıkla kavuş bebeğim.Seni çok seviyorum. "
Bu yaşla beraber bize en büyük hediye geciken konuşma serüvenimizin ilerlemesi oldu sanırım.Her gün yeni kelimelerle bizi şaşırtıyor güldürüyor.Her an herkesten duyabileceğiniz basit bir kelimeyi onun ağzından duymak öyle keyifli ki.Sonrasında diyorum güldüğümüz şeye bak oda bir insan ve her kelimeyi söyleyecek tabi. Dün yemek masasında ben Deha ya seslenirken "oğlum azcık dur ağzına sokma onu "dedim. Nasıl bir ses tonuyla dediğimi Boran beni taklit edince anladım. Odlum odlum dedi Boran'da. Çok güldük.İşte en güzeli bu gerçekten hepimizi güldürmesi. Sonra " cunku anne " diye söze başlaması , yine Deha'ya "ağla abi ağla " diyip nedensiz bir şekilde onu ağlatmaya çalışması, yolda giderken bura hasane (hastane) bura ottitun (optimum) veya sıkça yeaye (reale) didelim demesi ,hep yeni yaşının hediyesi bizlere.Sonra babasını sorduklarında babam büyüp işte (yani çok çalışıyor hep işte) diye anlatması var birde.Baba az sev dedi geçenlerde çok öpünce,anne saçımı elleme bilmiyor musun ağrıyor dedi bana da .Bahçede sulama yapıyor bisikletine biniyor ama bir tek banyo yapmayı sevmiyor hala.Aşamadık bu sorunu geçen yaz ne güzel düzelmişti.Bu yaz kaldığımız yerden devam.Kış boyu hep zar zor yıkadık zaten.Beklicez bakalım ne zaman hallolacak bu durum da.Tuvalet işi tamam çok şükür.Evde anneanne dede ve Deha ile mutlu mesut yaşayıp gidiyorlar.Caillou hayranlığımız devam ediyor.
30 Mayıs 2011 Pazartesi
Boran'ın karesinden ve dilinden :))
Bu fotoğrafları Boran çekti.Bir fotoğraf makinesi tutkusudur gidiyor.Elinde düşürmüyor.Adını da diyemiyor Çik çik gibi bir şey diyor adına.Dehayı çokça çekmiş içinden seçtiklerim bunlar.Anneannesi ve bakıcımızı da unutmamış.Babasının ağzı açık canavar pozları evden kareler.Arada benim namüsait pozlarım bile var.Dağınık mutfağımı da belgelemiş arada düzgün bir pasta pozu yakalamış.Bu hobisini mesleğe dönüştürür mü bilemiyorum ama bizim makineleri bozdu bozacak.O'na bir eski makine verdik ama beğenmedi.Görüntünün güzel olmadığını fark etti.İşte kareler;
Bugün Boran'ın 3.yaşını bitirdikten sonraki ilk günümüz.Dün d.günüydü yani.Pastasız geçti ama bunu telafi edeceğim mutlaka.Sipariş bir pastamız olduğu için Boran'ın pastasını yapamadım.Bugün birşeyler yazsam diye düşünürken O' nun gözünden dünya nasıl görünüyor sorusu aklıma geldi.Kendi kendime düşündüm.Aklıma gelenler aşağıda.Tamamen içinden bunlarmı geçiyor bilemem ama benim gözlediklerim hissettiklerim bunlar.Ve bu yaşlar geçmeden not etmem gerek.
-Sabah uyanıyorum canım süt istiyor annem kahvaltı edeceğimi süt veremeyeceğini söylüyor.Ama ben kahvaltı istemiyorum süt istiyorum.Anne de dayanamayıp veriyor.Annemi kandırmak çok hoşuma gidiyor.
-Dedem işi bıraktı heeeeyyyyyyy.Hep birlikteyiz her istediğimi yapıyor.Arada beni anlamıyor ama beraber araba yıkamak çok hoşuma gidiyor.
-Sokağa çıkıp bisiklet sürmek istiyorum.Peşimden geliyorlar yalnız gitmek istemiyorum zaten ama onlar hemen yoruluyor.Yeter diyorlar ama ben daha fazla gezmek istiyorum.Yorulmayan anne baba dede istiyorum.
-Evin önünde sokakta oynayan abi ve ablalarla ben de oynamak istiyorum.Ama geçen gün ebe kayboldu.Dedem akşam olduğu için eve gittiğini söyledi ama ben ebeee ebeee diye ağladım.Daha oyun yeni başlamıştı amaaa...
-Deha ile iyi anlaşıyoruz.Arabalarımla oynamasından pek hoşlanmıyorum.Ama h.sonları görüşemediğimiz için O'nu çok özlüyorum.Ondan ayrı kalmaya tahammülüm yok.Abi baba ve teyzem hep getirsinler O'nu istiyorum.C.tesi sabah ilk işim O2nu sormak ama gelmiyor .Artık bir gözlüğü var Deha'nın .Takarken ağlıyor ama...
-Bazı günler annem babam işe gitmiyor.Bazen de annem benimle kahvaltı ediyor.Hiç gidemesinler hep benle oynasınlar istiyorum.
-Annem varken onun kollarını seviyorum o yokken anne anneminkileri seviyorum.Müjgan teyzemide seviyorum ama geçen gün dedem varken bana yemek yedirmeye çalıştı.Bende ona artık dedem var sen git dedim.Biraz üzüldü sanırım ama ne yapayım dedemin yedirmesini istiyorum.
-Bugün doğum günümmüş pasta üfleyecektim ama annem yapamadı.Olsun annem bana hep yapıyor zaten.Pastamda tren araba uçak helikopter cayu brde pepe olsun istiyorum.Umarım annem hepsini yapabilir.
-Gündüz daha az uyuyorum artık oynamak daha eğlenceli.En çok arabalarımla oynamayı birde resim yapmayı seviyorum.Annem dedem anneannem ev resimleri çiziyor bana.Bende ağaç çiziyorum.
-Aslında okulumu seviyordum ama epeydir gitmiyorum.Evi daha çok seviyorum.Ah birde Mina'yı çok özlüyorum.O da gitmiyormuş okula.Bir daha görebilir miyim ki O'nu. Neyseki resmi var bende.
-Annemi çok seviyorum.Babamıda ama o hep işte.O yüzden eve geldiğinde ona onu sevmediğimi söylüyorum oda üzülüyor ama ne yapayım sakalları batıyor öperken sevmiyorum diyorum gene de öpüyor beni.
-Büyümek biraz zormuş aslında çok güzel birşey ama hep birilerin ordan atlama düşersin oraya uzanma şurayı elleme falan diyor o zaman sıkıcı oluyor.Ben de küsüyorum bazende ağlıyorum.Ama genel olarak hayat çok güzel.Yaşasın iyi ki büyüyorum....
Bugün Boran'ın 3.yaşını bitirdikten sonraki ilk günümüz.Dün d.günüydü yani.Pastasız geçti ama bunu telafi edeceğim mutlaka.Sipariş bir pastamız olduğu için Boran'ın pastasını yapamadım.Bugün birşeyler yazsam diye düşünürken O' nun gözünden dünya nasıl görünüyor sorusu aklıma geldi.Kendi kendime düşündüm.Aklıma gelenler aşağıda.Tamamen içinden bunlarmı geçiyor bilemem ama benim gözlediklerim hissettiklerim bunlar.Ve bu yaşlar geçmeden not etmem gerek.
-Sabah uyanıyorum canım süt istiyor annem kahvaltı edeceğimi süt veremeyeceğini söylüyor.Ama ben kahvaltı istemiyorum süt istiyorum.Anne de dayanamayıp veriyor.Annemi kandırmak çok hoşuma gidiyor.
-Dedem işi bıraktı heeeeyyyyyyy.Hep birlikteyiz her istediğimi yapıyor.Arada beni anlamıyor ama beraber araba yıkamak çok hoşuma gidiyor.
-Sokağa çıkıp bisiklet sürmek istiyorum.Peşimden geliyorlar yalnız gitmek istemiyorum zaten ama onlar hemen yoruluyor.Yeter diyorlar ama ben daha fazla gezmek istiyorum.Yorulmayan anne baba dede istiyorum.
-Evin önünde sokakta oynayan abi ve ablalarla ben de oynamak istiyorum.Ama geçen gün ebe kayboldu.Dedem akşam olduğu için eve gittiğini söyledi ama ben ebeee ebeee diye ağladım.Daha oyun yeni başlamıştı amaaa...
-Deha ile iyi anlaşıyoruz.Arabalarımla oynamasından pek hoşlanmıyorum.Ama h.sonları görüşemediğimiz için O'nu çok özlüyorum.Ondan ayrı kalmaya tahammülüm yok.Abi baba ve teyzem hep getirsinler O'nu istiyorum.C.tesi sabah ilk işim O2nu sormak ama gelmiyor .Artık bir gözlüğü var Deha'nın .Takarken ağlıyor ama...
-Bazı günler annem babam işe gitmiyor.Bazen de annem benimle kahvaltı ediyor.Hiç gidemesinler hep benle oynasınlar istiyorum.
-Annem varken onun kollarını seviyorum o yokken anne anneminkileri seviyorum.Müjgan teyzemide seviyorum ama geçen gün dedem varken bana yemek yedirmeye çalıştı.Bende ona artık dedem var sen git dedim.Biraz üzüldü sanırım ama ne yapayım dedemin yedirmesini istiyorum.
-Bugün doğum günümmüş pasta üfleyecektim ama annem yapamadı.Olsun annem bana hep yapıyor zaten.Pastamda tren araba uçak helikopter cayu brde pepe olsun istiyorum.Umarım annem hepsini yapabilir.
-Gündüz daha az uyuyorum artık oynamak daha eğlenceli.En çok arabalarımla oynamayı birde resim yapmayı seviyorum.Annem dedem anneannem ev resimleri çiziyor bana.Bende ağaç çiziyorum.
-Aslında okulumu seviyordum ama epeydir gitmiyorum.Evi daha çok seviyorum.Ah birde Mina'yı çok özlüyorum.O da gitmiyormuş okula.Bir daha görebilir miyim ki O'nu. Neyseki resmi var bende.
-Annemi çok seviyorum.Babamıda ama o hep işte.O yüzden eve geldiğinde ona onu sevmediğimi söylüyorum oda üzülüyor ama ne yapayım sakalları batıyor öperken sevmiyorum diyorum gene de öpüyor beni.
-Büyümek biraz zormuş aslında çok güzel birşey ama hep birilerin ordan atlama düşersin oraya uzanma şurayı elleme falan diyor o zaman sıkıcı oluyor.Ben de küsüyorum bazende ağlıyorum.Ama genel olarak hayat çok güzel.Yaşasın iyi ki büyüyorum....
12 Nisan 2011 Salı
Son günlerde...
Boran en son yazdığımdan bu yana sabahları beni daha rahat bırakır oldu.Evde anneanne ve deha ile birde Müjgan şeşesiyle (teyze) devam ediyor yaşantısına.Babasının dediği gibi oda çocukluk işine gidiyor sabahları bizle beraber.Bir dönem evden ayrılamam yine kriz oldu bunun yanı sıra Boran'ın bana sarmaş dolaş halleri devam ediyor.Hiiç şikayetçi değilim oğlumla sarmaş dolaş olmaktan.Kıskananlar çatlasın diyerek babamıza gönderme yapmadan edemeyeceğim.Boran şarkılar öğrendi vede şarkının dansın sonunda selam vermeyi.Birde saklambaç oynamayı öğrendi.Geçenlerde bir arkadaşımızın evinde diğer çocuklarla oynarken öğrendi bu oyunu.Arkadaşları ile olduğu zaman gayet uyumlu kavgacı olamayan bir çocuk.Hele de tam dönmeyen diliyle şarkı söylemesi aileyi gülmekten kırıp geçiriyor.Mutluluk kaynağımız her zamanki gibi. Bu hafta sonu Deha canın ikinci doğum günü.Onunda Boranla koşturup oynayacağı günler çok yakın umuyorum.
24 Mart 2011 Perşembe
İşe gelmek isteyen Boran ve stres olan ben
Bu sabah Boran illa işe geleceğim diye tutturdu.Hem nabzını yoklamak hem de bana çok yakın olduğu için işe getirmek yerine keyifli vakit geçirir diye kreşe gitmek isteyip istemediğini sordum.Hevesle gitmek istedi.Okula vardığımızda sınıf arkadaşları bahçedeydi.Koşarak yanlarına gitti.Ama anneciğim ben işe gideyim birazdan seni gelip alırım dediğim andan itibaren yine işe gelmek için vızırdanmaya başladı. Mecburen aldım işe getirdim.Boran'ın ağlamasına hele helede benim işe gitmem yüzünden ağlamasına dayanamıyorum.Hergün çok iyiydik bana el sallıyordu evden.Anneannesi ve Deha ile mutluydu evde.Bugün ne oldu anlayamadım.Şimdi yanımdaki koltukta uyudu.Uyanınca eve bırakacağım.Umarım bu bugünlük bir durumdur.Kendisine anlattım bugün fazla işimin olmadığını ve onu sadece bugün için işe getireceğimi söyledim. Ama gel gör ki ben stresten öldüm.Patron zaten geciktiğim için bir laf sokuşturdu.Durumu anlattım ama anne olmayan birinin helede bir iş verenin bunu anlamasının mümkün olmadığını biliyorum.
Umarım bu durum bir daha tekrarlanmaz.Boran üzülmesin istiyorum konuşup ikna etmeye çalışıyorum ağladığında sarılıp okşuyorum.Doğru yaptığımı sanıyorum.Umarım bu son olur anneciğim.Çaresiz annenin sesini duy lütfen :((
Not: Uyandığında eve gidelim dedi.Eve götürdüm ama benim geri işe dönmem gerektiğini söyledim.Tamam dedi.Ama yine ağladı :(
Not2: Ertesi gün: Bu sabah sorun yok.İşe geldim beni yolcu etti :))
3 Ocak 2011 Pazartesi
Boran'la 2010
Seninle 2008 2009 dan sonra bir yıl daha bitti.2010.Çok şükür beraberdik ,çok şükür her gününde beraber uyuduk anneciğim.Ama her iş gününde ayrıydık gündüzleri.Geceleri arayı kapamaya çalıştık.Bol bol sarıldık koklaştık.Bol bol ağlaştık.Hele de son ay hiç olmasaydı keşke.Bol bol hastalandık beraberce çünkü.
Hiç hastalanma 2011 de en önce dileğim bu.
Sonra çok mutlu ol hemde çok.Yani bir çocuk ne kadar mutlu olursa en çok o kadar mutlu ol.
Nerde mutluysan orda ol.Belki seni çok üzdüm kreşe yollayarak.İyiliğin için daha iyi olur diye düşünmüştüm.Oldu mu olmadı mı bilmiyorum ama şimdilik veda ettik kreşe.2011 de bu kadar zorlanmayız hiç bir konuda umarım.
Hep diyorum senle büyüyorum bende.Bende hatalar yapıyorum en çok da bu yıl biterken buna üzüldüm.Yine senle dopdolu bir yıl olsun istiyorum daha az hatalı daha çok mutlu bir yıl.
Deha ile elele koşacağınız bir yıl olsun.Deha kesin elini tutmaz senin ama olsun sen hiç elini bırakma onun 2021 de olsa beraber olun...
Dede ile beraber olalım bu yılda ve babaanne ile de anneanne ile de.
Sen ben baban küçük ama hiç küçük kalamayan ailemiz.Hep kalabalıkla olalım bu yılda.Halalarla teyzelerle.Yine İstanbula gidelim vuvvvv uçaklaa. Kulakların ağrımasın ama.
Gülelim kıkırdayalım sabahları kakalım (kalkalım) beraber uyanalım. Yeaye (real) gidelim. Bol bol konuşalım.Ve en çok gündüzleri daha fazla beraber olalım (bu nasıl olacak bilmiyorum ama allahtan umut kesilmez )
Biyaa biyaaa (bidaha) hamurdan aydede yapalım .
Biyaa biyaa abedee (bidaha abc) yazalım.
Babamız daha az tv izlesin daha çok bizle oynasın.
Yıl bitti 2011 den 3 gün bile bitti anneciğim.zaman su gibi akıp gidiyor.Hadi artık güzel günler seni bekliyoruz hep birlikte...
Hiç hastalanma 2011 de en önce dileğim bu.
Sonra çok mutlu ol hemde çok.Yani bir çocuk ne kadar mutlu olursa en çok o kadar mutlu ol.
Nerde mutluysan orda ol.Belki seni çok üzdüm kreşe yollayarak.İyiliğin için daha iyi olur diye düşünmüştüm.Oldu mu olmadı mı bilmiyorum ama şimdilik veda ettik kreşe.2011 de bu kadar zorlanmayız hiç bir konuda umarım.
Hep diyorum senle büyüyorum bende.Bende hatalar yapıyorum en çok da bu yıl biterken buna üzüldüm.Yine senle dopdolu bir yıl olsun istiyorum daha az hatalı daha çok mutlu bir yıl.
Deha ile elele koşacağınız bir yıl olsun.Deha kesin elini tutmaz senin ama olsun sen hiç elini bırakma onun 2021 de olsa beraber olun...
Dede ile beraber olalım bu yılda ve babaanne ile de anneanne ile de.
Sen ben baban küçük ama hiç küçük kalamayan ailemiz.Hep kalabalıkla olalım bu yılda.Halalarla teyzelerle.Yine İstanbula gidelim vuvvvv uçaklaa. Kulakların ağrımasın ama.
Gülelim kıkırdayalım sabahları kakalım (kalkalım) beraber uyanalım. Yeaye (real) gidelim. Bol bol konuşalım.Ve en çok gündüzleri daha fazla beraber olalım (bu nasıl olacak bilmiyorum ama allahtan umut kesilmez )
Biyaa biyaaa (bidaha) hamurdan aydede yapalım .
Biyaa biyaa abedee (bidaha abc) yazalım.
Babamız daha az tv izlesin daha çok bizle oynasın.
Yıl bitti 2011 den 3 gün bile bitti anneciğim.zaman su gibi akıp gidiyor.Hadi artık güzel günler seni bekliyoruz hep birlikte...
14 Aralık 2010 Salı
Anne kak kak!
Yaşasın annem sonunda nihayet konuşmaya başladın henüz bi kaç kelime ile sınırlı ama çözüldü çözülecek korkarım bir sabah kalkıp sıralayacaksın.Bu sabah olduğu gibi....Uyuyakalmışım.Yakınımızdaki okulun zili çalıyor.Telaşla "anne kak kaaakk " dedin.Çünkü ben her sabah annem zil çalıyor gecikiyoruz hadi hadi çabuk çabuk diyerek giydirip seni evden çıkarıyorum.Helede o sıcacık yatağından. Bu sabah sendromlarını da bir atlatsak.Aslında ne var biliyor musun annecim herşey geçiyor düzeliyor sonra başka sorunlar geliyor.Aslında çocuklarla iletişim okulunuza gelen Psikolog Gürkan bey'İn dediği gibi.İçi hava dolu bir balonun üstüne oturmak gibi çocuklarla iletişim.Ne balonu patlatacaksın nede rahatsız olacaksın.
Şimdi ben balonu patlattığım zamanlar için senden özür diliyorum.Ama rahatsız olduğum anlarda az diil yani.Senle beraber bu dengeyi bulacağız. Bulduk bile denebilir. Hele ki sen o küçük şirin dudaklarını büzüştürüp Anne sini siviyooomm diyorsun ya olay tamamdır. Bende sini siviyooom kuzummm hemde çok.
Bu arada arkadaşın Melike'yi de "çok siviyooon " du artık "sivmiyom istimiyooom " muş :)) Ay çok üzüldüm :P
Şimdi ben balonu patlattığım zamanlar için senden özür diliyorum.Ama rahatsız olduğum anlarda az diil yani.Senle beraber bu dengeyi bulacağız. Bulduk bile denebilir. Hele ki sen o küçük şirin dudaklarını büzüştürüp Anne sini siviyooomm diyorsun ya olay tamamdır. Bende sini siviyooom kuzummm hemde çok.
Bu arada arkadaşın Melike'yi de "çok siviyooon " du artık "sivmiyom istimiyooom " muş :)) Ay çok üzüldüm :P
25 Kasım 2010 Perşembe
Boran'ın büyüklük fotoğrafı :))
Artık büyüyorsun.Hızla...Resimde bunu belgeler gibi değil mi?
Kreşe bırakırken bana el sallıyorsun.Akşam aldığımda boynuma atlıyorsun.Sabah kapıda bir arkadaşınla karşılaştığında boynuna sarılıyorsun.Babana aga yerine baba diyip onun içini kıyım kıyım ediyorsun :) Dakikalarca Deha'nın yanına oturup büyük biriymişsin gibi saçlarını okşuyorsun.Bu aralar dedeni çok özlüyorsun ve gitti diye ona fena halde küssün.Bayram gezimizde daha çok anladım büyüdüğünü.Uçakta sana da koltuk verdiler ya hani sende keyifle oturdun.Sadece kulağın ağrıdığında mızmızlandın ya.Azcık eksiğimiz konuşman oda düzeliyor ya gitgide.Büyüyorsun işte gitgide ve ben biliyorum bu günleri çok özleyeceğim.Büyüdükçe özgürleşeceğini ve kucağıma sığamayacak kadar büyüyeceğini biliyorum.
Daha bebekliğini bile özlerken çocukluğunu özlemeye başlayacağım sanırım.
Öyle mutluyum ki senin annen olmaktan ve bunu sana söylediğimde gözlerinin parlamasından...
2 Ekim 2010 Cumartesi
Boran ve Pastalarım
Boran şeker hamurlu pastalarımı çok seviyor .Her yaptığımda hemen yemek istiyor. Bu sefer şaşkınlığını belgelemek istedim. Sabah pastayı görünce kocaman bir aaaaaaaaaa dedi. Anne mama dedi. Bende dedim ki ; annecim bu büyük teyzenin pastası. Onun doğumgünü için yaptım. Öğleden sonra oraya gideceğiz ve orda mum üfleyip pastayı yiyeceğiz. Hıııııııııııııı dedi kafa sallayarak. Sonrada resim çektiğimi görünce sende poz ver hadi dedim . O da bu pozları verdi.


Şirin şey.....

Şirin şey.....
1 Ekim 2010 Cuma
Hayııırrr...
Boran'ın hayır deme dönemi.Ona hayır demesine fırsat tanımaya çalışıyorum.Hem şikayet ediyorsun hemde hayır mı dedirtiyorsun demeyin hemen.Hemde annesi babası hayır demişken o demiş çok mu :')
Kafasını koltuğun kenarına vurma ihtimali ola ola koltukta zıplıyor.Annecim zıpla zıpla kafanı koltuğa vur olur mu diyorum. Hayır deyip zıplamayı kesiyor :)
Önüne yemek koyuyorum.Annecim noolur yeme bak yersen sana küserim diyorum.Hayır diyor ve yemeye başlıyor.
Bazende dayanamıyorum.Tv ye vuruyor.Hayır diyorum daha çok vuruyor.Babası anlatıyor;yok bozulur yok bir daha izleyemeyiz.Umurunda değil yine daha çok vuruyor.Demek ki bunlar işe yaramıyor.Henüz karşına alıp konuşup ikna edilecek yaşta değil.2 yaşında.Her şeyi bilse de anlasa da 2 yaşında. "Heeey bende varım " diyor dünyaya ve "baak her istediğimi yapabilirim ".Oğlum yapma hayır yaparım.Bu kadar..Geçsin şu dönem bir dörde gelelim oda anlayacak.Alıp karşıma konuşup ikna edebileceğim dönemlerde gelecek.
Bir haftadır hasta birde boğazları iltihaplanmış.En çokda ilaç içmeye hayır dedi ne yaptıysak olmadı.En son 39,5 dereceyi görünce tekrar doktora gittik.İğne verdi.O'na da hayır dedi.Ama bunun için büyümesini bekleyemezdik. İğneler yapıldı.En son bu sabah iğneden sonra yüzünde bir gülümseme bittiii dedi.Evet bittii....
Birde bu muzur gülümseme yok mu beni bitiriyor.
Kreşe alıştı.Akşam güle oynaya alıyorum sabah mızmız bırakıyorum.Onunla daha çok beraber olabilmeyi gün içinde sadece yarım gün gönderip kalan zamanlarda oyun oynamayı gezmeyi hayatın tadını çıkarmayı çok isterdim.Belki bir gün....
24 Eylül 2010 Cuma
Boran mı beni bırakmak istemiyor yoksa ben mi Boran'ı?
Boran 15 aylıkken işe başladığımdan beri hiç bu kadar zorlanmamıştık.Her ikimizde.Buna kreşmi neden oldu bilmiyorum ama bu günlerde hiç bir şey istemiyor sadece beni istiyor.
Kreşe gidelim ama sende gel anne.
Neden kreşi sevmiyor musun oğlum? Seviyorum anne.
O zaman ben işe gideyim seni kreşe bırakayım arkadaşlarınla eğlen sıkıldığında gelip seni alayım.
Hıhhıııııııııııııı!!!!(yani hayır)
Hüngür hüngür......
Ağlamaya başlıyor.Anne anne anne diye .
Ben nereye koysam aynı tepki.Eve bıraksam da kreşe götürsem de aynı.Hemde iki haftadır her sabah aynı.Ama ben gittikten sonra kreşte keyifle oynuyor.Öğretmenini seviyor.Bugün evde birazcık ateşlendi gecede çok huysuzdu.Göndermedim.Ama bende zar zor işe geldim.Artık kovulacağımı düşünüyorum her sabah geciktiğimden. Peki buna üzülecek miyim hayır galiba.Çünkü o bu kadar ağlarken bende onu bırakmak istemiyorum.
Boranı ben mi böyle yapıyorum? Ne yapıyorum ki.Hepi topu günde 3 saat beraberiz o saatlerde kucağıma alıp öpüp koklamaktan başka? Daha önce beni yolculayan el sallayan giderken öpücük atan çocuğa ne oldu? Yaa bana ne oldu?.Çalışmayı içime sindirmiştim. Şimdi neden gene başa döndüm ki? Ben Boran'amı yeniliyorum yoksa onu yenilmeye mi zorluyorum.E bu bi savaş değilki....Peki ya ne?
Bu bir süreçse çabuk geçsin ne olur yoksa ikimizde dayanamayacağız bu duruma daha fazla.Ve nasıl bir çözüm üreteceğiz bilemiyorum.
Kreşe gidelim ama sende gel anne.
Neden kreşi sevmiyor musun oğlum? Seviyorum anne.
O zaman ben işe gideyim seni kreşe bırakayım arkadaşlarınla eğlen sıkıldığında gelip seni alayım.
Hıhhıııııııııııııı!!!!(yani hayır)
Hüngür hüngür......
Ağlamaya başlıyor.Anne anne anne diye .
Ben nereye koysam aynı tepki.Eve bıraksam da kreşe götürsem de aynı.Hemde iki haftadır her sabah aynı.Ama ben gittikten sonra kreşte keyifle oynuyor.Öğretmenini seviyor.Bugün evde birazcık ateşlendi gecede çok huysuzdu.Göndermedim.Ama bende zar zor işe geldim.Artık kovulacağımı düşünüyorum her sabah geciktiğimden. Peki buna üzülecek miyim hayır galiba.Çünkü o bu kadar ağlarken bende onu bırakmak istemiyorum.
Boranı ben mi böyle yapıyorum? Ne yapıyorum ki.Hepi topu günde 3 saat beraberiz o saatlerde kucağıma alıp öpüp koklamaktan başka? Daha önce beni yolculayan el sallayan giderken öpücük atan çocuğa ne oldu? Yaa bana ne oldu?.Çalışmayı içime sindirmiştim. Şimdi neden gene başa döndüm ki? Ben Boran'amı yeniliyorum yoksa onu yenilmeye mi zorluyorum.E bu bi savaş değilki....Peki ya ne?
Bu bir süreçse çabuk geçsin ne olur yoksa ikimizde dayanamayacağız bu duruma daha fazla.Ve nasıl bir çözüm üreteceğiz bilemiyorum.
20 Eylül 2010 Pazartesi
Deha ama Deha Can aslında....
11 aydır anneydim. Teyze olmayı bekliyordum nasıl bir şey olacağını çokta bilmeden ama annelik çok güzeldi.Şimdi ablamda anne olacaktı bu da çok güzeldi.Evdeki bıcırıkların sayısı artacaktı bu daha da güzeldi.Anneanne ve dede çok heyecanlıydı bir torunları daha olacaktı.Boranı çok sevmişlerdi Onuda çok seveceklerdi.Büyük teyzeler hep heyecanlıydılar.Sağ olsunlar onlar zaten yarı annemizdiler hep.Büyük anneanne ve büyük dede ise ne mutluydu bu günleri de görebildikleri için. Deha erken davrandı bu kadar heyecanlı insanı bekletmek istemedi.Ama biz beklerdik zevkle.Demek böyle olması gerekliymiş böyle oldu.Geldi Deha bey.Bizim Deha Canımız.Hepimizin çok sevdiği minik kuşumuz.El üstünde tuttuk çünkü dünyaya geldikten sonra ,henüz hazır değilmiş demek ki, anne kucağı yerine hastane yoğun bakımında kalmıştı.Daha sonrasında ise böbreğinin biri isyankar çıktı. Dİğerinden büyüktü. İşte bu dönem ben evde oğlumla idim.İşi bırakmış kafamı dinlemek istemiştim. Ama meğer Deha canımızın bana ihtiyacı varmışta ben o yüzden işi bırakmışım . Doktorlara beraber baş kaldırdık.Hayır dedik Deha iyileşecek.Çok şükür iyileşti Deha canımız. Ama biz çok el üstünde tuttuk sanırım.Deha yere bi türlü inmek istemedi.Ve isyan yeniden başladı.Deha bu Adana daki tüm hastaneleri gezdi hemen hemen ve alayına isyan etti. En son dayanamadı bizim heyecanımıza anne babası bir de Ankaraya gidelim dediler...
Veee çok şükür mutlu haberle döndüler.Deha yürüyecekti.İsyankardı inatçıydı ama yürüyecekti.Geçte olsa.Kafasına göre hareket edecekti.Anne babası kodlama hatası yapmışlardı.Hani sınavda kaydırırsın da bütün sorular yanlış cevaplanmış olur ya.Onun gibi. Ama eninde sonunda düzelecekmiş.Olsun varsın geç olsun.Her ne olursa olsun.O bizim Deha Canımız.O benim canım oğlumla beraber kalbimde yan yana. Siz çok yaşayın kuzularım güzel yaşayın.Biz nasıl birbirimize tutkunsak sizde öyle olun.Birbirinizin çocuklaır için heyecanlanın kenetlenin.Birbirinizin çocukları sizin canlarınız olsun.
Şimdi Boran sevgi dolu Deha canını sarılıp sarılıp öpüyor.Deha buna da isyan ediyor :) Ama Seneye beraber koşturacaklar Deha sarılacak Boran'a. Birbirlerinin elini ömür boyu tutacaklar.
15 Eylül 2010 Çarşamba
Boran ve kreş.
Bu yazının başlığını özellikle seçtim.Çünkü her çocuğun büyüme serüveni kendine özel ve farklı.Boran'ın kreş hikayesini anlatacağım belki bir faydam olur arkadaşlarıma. Ama dediğim gibi her çocuk farklı.Boran'ı büyütürken öğrendiğim en doğru bilginin bu olduğunu düşünüyorum.Evet tecrübeler paylaşılır ama kendi çocuğunu başka çocukla kıyaslamak veya o çocuk böyle olmuş benim çocuğum niye olmamış diye endişelenmek yanlış.Veya ah çok ünlü donanımlı bir pedagog veya psikolog böyle öneriyor veya çok iyi bir kreşe gönderiyorum ,oradaki yetkililer bunu böyle öneriyor deyip kendini ve çocuğu hırpalamakta yanlış.Tabi ki okuyup öğreneceğiz sorup soruşturacağız.Ama asla ve asla şunu unutmayacağız her çocuk bir olmaz.
Boran neden kreşe başladı?
Çünkü anneanne ve dede yoruldu.Çünkü iyi bir bakıcı bulamadık.Çünkü artık 27 aylık.İşte burda çelişki başlıyor.Erken mi? Hayır tam zamanı mı? Boran için bunu hala zaman gösterecek.
Boran ilk gün neler yaptı?
Boran'ı ilk gün dedesi kreşe götürdü.Öğretmeniyle tanıştı hoplaya zıplaya sınıfına çıktı.Sanırım bir on dakika sonra durumu farketti ve dedeeee diye haykırmaya başladı.Ama dede aşağıdaydı üstelik O'na dedesinin onunla birlikte olacağını ve yorulduğu zaman eve gidebileceklerini anlatmıştım. Yoruldu evet ama eve gitmek te istemedi.Dedeyle beraber oynamaya devam ettiler.Bahçede yemekhanede sınıfta oyun salonunda beraber vakit geçirdiler.Benim gönderdiğim kreşin yöntemi bu şekildeydi. 4 gün böyle geçti.
Sonra bayram tatili girdi araya.Sordum Boran seviyormusun kreşini ? Cevap evet. Tekrar götürsünmü deden cevap : Evet.Tamam anneciğim tekrar götürelim seni o zaman.Cevap; anne sende sende.Annem ben gelemem işe gitmem gerek.Cevap:hııımmmm dedeeeeee .....
Bayram dönüşü iki gündür sınıfında dedesi bırakıp çıkıyor.Ama kameradan izliyoruz kreş binasındaki tv den.Sürekli öğretmeninin kucağında.Öğretmeninin ifadesi:çok duygusal kucağımdan inmiyor bende indirmiyorum.Bir kaç gün böyleyiz.
Kreşte kaldığı günün ilk gecesi...
Amanın o ne ağıdı öyle.Neden ? Huzursuz uyku yatağına yatmak istememe.Çocuğun kreşe alışma sürecinde yaşanan zorluklar başlıklı bir yığın makale yazı okuyan bir çok kişiye soru soran ben durumu anladım hemen.Ne yapmam gerektiğini de biliyordum. Ama işte ikinci çelişki Boran gerekeni yaptığım halde ağlamaya devam etti.Bakalım ne kadar sürecek. Umarım yapılması gerekenler bu sefer işe yarar ve çabuk atlatırız bu durumu.
Boran farklı her çocuk farklı.Yapılması gerekenlerse standart. Çocuğun ne şekilde cevap vereceği belirsiz. Yaşayarak görüyoruz. ve Onlarla büyüyoruz......Umarım en sağlıklı şekilde büyürüz...
Boran neden kreşe başladı?
Çünkü anneanne ve dede yoruldu.Çünkü iyi bir bakıcı bulamadık.Çünkü artık 27 aylık.İşte burda çelişki başlıyor.Erken mi? Hayır tam zamanı mı? Boran için bunu hala zaman gösterecek.
Boran ilk gün neler yaptı?
Boran'ı ilk gün dedesi kreşe götürdü.Öğretmeniyle tanıştı hoplaya zıplaya sınıfına çıktı.Sanırım bir on dakika sonra durumu farketti ve dedeeee diye haykırmaya başladı.Ama dede aşağıdaydı üstelik O'na dedesinin onunla birlikte olacağını ve yorulduğu zaman eve gidebileceklerini anlatmıştım. Yoruldu evet ama eve gitmek te istemedi.Dedeyle beraber oynamaya devam ettiler.Bahçede yemekhanede sınıfta oyun salonunda beraber vakit geçirdiler.Benim gönderdiğim kreşin yöntemi bu şekildeydi. 4 gün böyle geçti.
Sonra bayram tatili girdi araya.Sordum Boran seviyormusun kreşini ? Cevap evet. Tekrar götürsünmü deden cevap : Evet.Tamam anneciğim tekrar götürelim seni o zaman.Cevap; anne sende sende.Annem ben gelemem işe gitmem gerek.Cevap:hııımmmm dedeeeeee .....
Bayram dönüşü iki gündür sınıfında dedesi bırakıp çıkıyor.Ama kameradan izliyoruz kreş binasındaki tv den.Sürekli öğretmeninin kucağında.Öğretmeninin ifadesi:çok duygusal kucağımdan inmiyor bende indirmiyorum.Bir kaç gün böyleyiz.
Kreşte kaldığı günün ilk gecesi...
Amanın o ne ağıdı öyle.Neden ? Huzursuz uyku yatağına yatmak istememe.Çocuğun kreşe alışma sürecinde yaşanan zorluklar başlıklı bir yığın makale yazı okuyan bir çok kişiye soru soran ben durumu anladım hemen.Ne yapmam gerektiğini de biliyordum. Ama işte ikinci çelişki Boran gerekeni yaptığım halde ağlamaya devam etti.Bakalım ne kadar sürecek. Umarım yapılması gerekenler bu sefer işe yarar ve çabuk atlatırız bu durumu.
Boran farklı her çocuk farklı.Yapılması gerekenlerse standart. Çocuğun ne şekilde cevap vereceği belirsiz. Yaşayarak görüyoruz. ve Onlarla büyüyoruz......Umarım en sağlıklı şekilde büyürüz...
26 Ağustos 2010 Perşembe
Öyle Özlüyorum ki akşamlar yetmiyor....
Yılların hasreti varmış meğer.Nasıl özlüyorum seni , ben işte sen evdeyken.Niye bu kadar özlem ? Sevgiden elbette.Ama yok yıllardır ben seni özlemişim bilmeden.Şimdi vuslat mı hasret mi bilemedim yine. Vuslattı doğduğun anda gözyaşı ve ilk öpücükle kutlandı. Şimdi yine hasret ve bu hasret sen büyüdükçe artacak biliyorum.Ve buna dayanmak zor.
Ah ne desem neler desem de hasretim dinse
Yoksa yeni bir vuslat mı gerek bana??
Seni çok seviyorum annem.9 Ağustos 2010 Pazartesi
Doya doya Boran'lı günler...
Ne güzel bir haftaydı tüm aksiliklere ve sıcağa rağmen.İşte izin dönüşü bugün tek düşündüğüm buydu anneciğim. Denize gidip sıcaktan bunalıp dönmemize, sanki Adana serinmiş gibi evde oturmamıza rağmen,günün her saatini senle geçirmek çok güzeldi.Sanki doğduğundan beri denize girermiş gibi denize girmen,deniz suyunun tuzlu olduğunu anlatmak için dudağını büzüştürmen çok güzeldi...Bir tek kolluk takmamak için inat ettin oda cesaretinden olsa gerek...
Dönüşte yorgun düştün tabii.Eee nede olsa tam tamına 3 kere denize girdik :)))
Adana'ya dönüp te klimalı odadan kendimizi atabileceğimiz tek yer alışveriş merkezleri tabiki...Ve top havuzu da kendini zevkle atabileceğin tek yerdi. Çook keyifliydin çook...
Ve tatilimizi ve iznimizi noktaladığımız anlar.Büyük dayının doğum günü.Dayının doğum günü bahane maksat mum üflemek.Arda ile yarışıp mumları üfleme heyecanınız...Birde koca bir paket çukulatayı Deha'ya kaptırmanız çok komikti doğrusu.
2010 yılının en sıcak günlerinde Boğsak'ta pansyonda ve Adana'da evimizde senle dolu dolu bir hafta geçirmek babanla bana tüm bir yıl çalışmak için iyi bir doping oldu.Her günümüzün böyle geçmesini çok isterdim... Unutmamak için her okuduğumuzda yaşamak için buraya kaydettim.Ve şunu da kaydedeyim her zamanki gibi;
Seni çok seviyorum anneciğim.Hep mutlu ol.
7 Temmuz 2010 Çarşamba
Boran neler yapıyor?
Boran bu aralar her zamanki gibi aralıksız bişeyler yapıyor hiç oturmuyor diyebilirim.Bu yüzden bazılarını buraya listelemek istedim;
Boran sürekli emzik emiyor. Bu yüzdende tam olarak konuşamıyor.Bende düşünüyorum ne yapmak gerek diye; araştırdım biraz daha beklemek kendi haline bırakmak gerek.Neden konuşmuyorsun şunu desene demek yok.
Boran gündüzleri artık sadece anneanne ve ayfer teyzeyle oynuyor.Dedesi işe başladı Deha can henüz küçük onla oyun oynayamıyor malesef Boran. Zaten akşam anneciğim Deha bugün ne yaptı deyince Deha'nın ağlama taklidini yapıyor
.
Bisiklete biniyor ama pedalı çevirmeden ayağıyla ittirerek biniyor.Kolayına geliyor sanırım :))
Oyun hamuru çılgınlıkları yapıyor.Hamuru bize açtırıp kendisi kalıplarla şekil çıkartıyor.Angarya işlerle uğraşamaz o esas işi yapmalı :)
Aldığım küçük fasulye çubuk ve ataşları dağıtarak oynuyor ben sınıflandırmaya çalıştıkça o dağıtıyor.Her yerden onlar çıkıyor:)
Dönen ışıklı arabasına bayılıyor bu ara.
Koptuğumuz anlarsa şöyle;
Dışarı giderken merdivenin basamağına ayağını koyup ayakkabı sileceği ile terliğini siliyor :)))
Tepemizden her uçak geçtiğinde İstanbul yolculuğunu hatırlıyor ve acıyan kulaklarını işaret edip vuuvvvv diyor :))
Bahçede dedesini taklit ediyor;çiçek suluyor toprağı eşeliyor gereksiz otları yoluyor.
Bi yere giderken evdekilere dudaklarını bi güzel büzüştürüp öpücük atıyor.Bu hali çok şirin.
Kızgın neşeli bir yeri ağrımış gibi yalancıktan ağlıyor gibi...Hepsini tek tek yapıyor yüzünü buruşturup çirkin olmaya çalışıyor ama olmuyor olamıyor:=)
Banyo yapmaya bayılıyor.İşte bu bizde bir dönüm noktası .Banyonun kapısından geçerken atılan çığlıklar yok oldu birden.Demek o zaman üşürmüş şimdi hava çok sıcak.Kendi kendinin başını şampuanlıyor suyu üzerine döküyor.
Bittiii lafımız ellerini birbirine vurmak ve ııghııı demek oluyor.
Veee dünkü şokumuz;dedesi çiçeklerini ve sebzelerini yolan kedilere düşman ve onları kovalıyor sürekli.Dün akşam üstü Boran kediyi görmüş ve terliğinin birini çıkarıp kediyi kovalamış :)))) Dedesi keyifle anlatıyor..
Büyüyor keyifle neşeyle.Hepimize neşe vererek yaşam enerjisi vererek büyüyor. umarım ömrü boyunca hep neşeli olur.
29 Mayıs 2010 Cumartesi
BORANIM 2 YAŞINDA
ANNECİĞİM BEBEĞİM İYİKİ DOĞDUN BUGÜN.İYİKİ RABBİM SENİ BANA BAĞIŞLADI VE HEPTE BAĞIŞLAR İNŞALLAH...
Doğduğunda seni ilk gördüğümde narkozun etkisiyle bu mu çıktı demiştim iyiki çıkmışsın.İyiki varsın iki yaşını bitirdin.Ben seni sen de beni büyüttün. Hayata bakışımı değiştirdin. Benden olan bir varlığa benliğimi kaptırdım ben ve bundan hep müthiş bir haz duydum. Oğlum olduğun için çok gurur duyuyorum senle.Aklınla herşeyinle. Bazen şikayet ettim yoruldum senden. Ama yine sende dinlendim ben. Bırakıp kaçasım geldi kaçtım ama senide yanıma alarak.Ben senden artık hiç kopamam Allahım ayırmasın bizi Kuzum. Hayatta sevdiğin herşey seninle olsun.Yüzün hep gülsün.İçin mutlulukla yüreğin iyilikle dolsun. Akıllı vatana millete hayırlı bir evlat olasın.
BABANDA BENDE SENİ ÇOK SEVİYORUZ.... BORANIM İYİKİ VARSIN...

Doğduğunda seni ilk gördüğümde narkozun etkisiyle bu mu çıktı demiştim iyiki çıkmışsın.İyiki varsın iki yaşını bitirdin.Ben seni sen de beni büyüttün. Hayata bakışımı değiştirdin. Benden olan bir varlığa benliğimi kaptırdım ben ve bundan hep müthiş bir haz duydum. Oğlum olduğun için çok gurur duyuyorum senle.Aklınla herşeyinle. Bazen şikayet ettim yoruldum senden. Ama yine sende dinlendim ben. Bırakıp kaçasım geldi kaçtım ama senide yanıma alarak.Ben senden artık hiç kopamam Allahım ayırmasın bizi Kuzum. Hayatta sevdiğin herşey seninle olsun.Yüzün hep gülsün.İçin mutlulukla yüreğin iyilikle dolsun. Akıllı vatana millete hayırlı bir evlat olasın.
BABANDA BENDE SENİ ÇOK SEVİYORUZ.... BORANIM İYİKİ VARSIN...
3 Mayıs 2010 Pazartesi
Bir yıl geçmiş kuzum deha aramıza geleli.İyi ki de gelmiş dimi. Sana kardeş bana yiğen sevgisini tattırmış.Teyzene de teşekkür etmeli enişte kıskanmasın ona da edelim tabii. Sen benim hayatımda nasıl herşeyi değiştirdin annem Deha canda bu değişikliklere yenilerini kattı.Teyze olmak nasıl güzel bir duyguymuş insan anne olmak kadar teyze olunca da mutlu olurmuş bunu öğretti.Nasıl sevilirmiş bir yiğen kendi evladı gibi.Kıskanma sakın anneciğim ama nasıl gerektiğinde sana canımı verirsem ona da veririm.O benim küçük kuşum büyüyüp te senin gibi kollarıma koşmasını dört gözle bekliyorum.Çünkü ben onu gerçekten çooooooooookkk seviyorum .
TEYZEM YENİ YAŞIN KUTLU OLSUN .ELLERİNİ TUTMAYA YANAĞINI OKŞAMAYA DEVAM EDECEĞİM TÜÜM YENİ YILLARDA . VE OĞLUM; DEHA VE SEN BİRBİRİNİZE SARILACAKSINIZ BU YIL VE HİİİÇ BIRAKMAYACAKSINIZ BİRBİRİNİZİ.BİRLİKTE SAĞLIKLA BÜYÜMENİZ DİLEĞİYLE.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





